Yüksek Rakım Yayla Ballarının Sağlığa ve Bağışıklığa Etkileri
Bal, insanlık tarihinin en eski şifa kaynaklarından biridir. Ancak her bal aynı etkiye sahip değildir. Sanayileşmiş tarım alanlarından uzakta, yüksek rakımlı yaylalarda üretilen ballar, içerdikleri enzimler ve besin değerleri bakımından çok daha üstündür.
1. Yüksek Prolin Değeri ve Endemik Çiçekler
Bingöl ve Karlıova gibi 2000 metrenin üzerindeki yüksek rakımlı bölgelerde tarımsal ilaçlama yapılmaz. Bu temiz coğrafyada yetişen yüzlerce farklı endemik çiçek ve geven otu, arılarımızın ana besin kaynağıdır. Çiçek çeşitliliği balın içindeki Prolin (aminoasit) değerini maksimuma çıkarır. Prolin değeri, balın gerçek kalitesini ve antioksidan gücünü gösteren en önemli laboratuvar parametresidir.
2. Doğal Antibiyotik ve Hücre Yenileyici
Yayla çiçek balı, vücuttaki serbest radikallerle savaşarak hücrelerin yenilenmesine yardımcı olur. Sabahları aç karnına tüketilen bir tatlı kaşığı yayla balı, mideyi korur ve sindirim sistemini düzenler. Boğaz ağrılarına ve öksürüğe karşı doğal bir yumuşatıcıdır.
3. Kristalleşme (Donma) Gerçeği
Tüketiciler arasında yaygın olan yanlış bir inanış, donan balın sahte olduğudur. Aksine, ısıl işlem görmemiş doğal süzme ballar kış aylarında havaların soğumasıyla birlikte tereyağı kıvamında kristalleşir. Bu durum balın saflığının ve doğallığının en büyük kanıtıdır. Sanayi tipi ballar ise polenleri filtre edilip yüksek ısıya maruz bırakıldığı için kristalleşmezler ancak besin değerlerini de kaybederler.
Sofranıza sunduğumuz Karlıova Yayla Balı, laboratuvar analizlerinden geçirilmiş, katkısız ve saf süzme baldır. Günde bir kaşık tüketerek bağışıklığınızı doğal yollarla güçlendirebilirsiniz.